Ünlü model ve sunucu Çağla Şıkel, geçtiğimiz yaz Alaçatı’da başladığı sörf deneyiminin hayatında beklenmedik bir dönüşüme yol açtığını açıkladı. Şıkel, bu zorlu su sporunun kendisine sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel anlamda da büyük katkılar sağladığını belirterek, “Sörften sonra çok daha iyi bir insan oldum” ifadesini kullandı.
Magazin dünyasının sevilen yüzlerinden Çağla Şıkel, sporla iç içe bir yaşam sürmesiyle tanınıyor. Ancak Alaçatı’da sörf tahtası üzerinde geçirdiği zamanların, kendisini daha önce deneyimlemediği bir kişisel gelişim sürecine soktuğunu dile getirdi. Bu sporun getirdiği odaklanma ve anı yaşama felsefesi, Şıkel’in karakterine ve hayata bakış açısına derin etkiler bırakmış.
Çağla Şıkel’in Sörf Macerası Nasıl Başladı?
Çağla Şıkel’in su sporlarına olan ilgisi aslında kitesurf ile başlamak istemesiyle filizlendi. Ancak Alaçatı’nın rüzgar koşullarının kitesurf için her zaman elverişli olmaması, onu sörfe yönlendirdi. “Aslında kitesurf öğrenmek istiyordum ama rüzgar yüzünden sörfe başlamak zorunda kaldım,” diyen Şıkel, bu tesadüfi başlangıcın hayatının dönüm noktalarından biri olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yaz Alaçatı’da deneyimli bir eğitmenle derslere başlayan Şıkel, sörfün zorlu ama bir o kadar da ödüllendirici dünyasına adım attı.
Sörfün Odaklanma ve Anı Yaşama Felsefesi
Sörfün kendisi için sadece bir spor olmaktan öte, adeta bir meditasyon haline geldiğini anlatan Çağla Şıkel, bu sporun zihinsel gerekliliklerini şu sözlerle özetledi:
- Yoğun Konsantrasyon: “Sörf o kadar zor bir spor ki, o an sadece onda olmak zorundasınız. Geçmişi de geleceği de düşünemiyorsunuz.”
- Zihinsel Dinlenme: “Düşüncelerinizi tamamen sıfırlamanız gerekiyor. Bu, zihninizi dinlendirmek için harika bir yol.”
- Akışta Kalmak: Dalgayı yakalamak, tahtanın üzerinde dengeyi sağlamak, sörfçüyü anın içine hapsediyor ve dış dünyadan tamamen izole ediyor. Bu ‘akış’ hali, Şıkel’in kişisel dönüşümünde kilit rol oynamış.
Korkuların Üstesinden Gelmek ve “Daha İyi Bir İnsan Olmak”
Şıkel, sörf sayesinde bazı kişisel korkularının da üstesinden geldiğini vurguladı. Açık denizde tek başına olmak, dalgalarla mücadele etmek ve hatta köpekbalığı gibi deniz canlılarına karşı olan endişeleri, sörf yaparken arka planda kalmış. “Yalnızlık korkum vardı, köpekbalığı korkum vardı… Sörfte bunlarla yüzleştim ve hepsini geride bıraktım,” şeklinde konuşan ünlü isim, bu deneyimin kendisine özgüven kazandırdığını belirtti.
Sörfün kendisine kattığı en büyük değerin ise “daha iyi bir insan olmak” olduğunu dile getiren Şıkel, bu ifadeyle zihinsel berraklık, anı yaşama becerisi ve içsel huzuru kastettiğini ima etti. Bu spor, ona hayatın iniş ve çıkışlarıyla başa çıkma, odaklanma ve sabretme yetenekleri kazandırmış.
Çocuklarına da Sörfü Aşılamak İstiyor
Çağla Şıkel, sörf tutkusunu çocuklarına da aktarmayı planlıyor. Zaten su sporlarına ilgi duyan oğullarının (Kuzey ve Uzay) sörf öğrenmesini çok istediğini belirten Şıkel, onlara bu sporu tecrübe ettirmek için sabırsızlandığını ifade etti. Onun için sörf, sadece bir hobi değil, aynı zamanda disiplin, denge ve doğayla uyum içinde olmayı öğreten bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda.
Çağla Şıkel: Sörften Sonra Çok Daha İyi Bir İnsan Oldum mu?
Kesinlikle evet. Çağla Şıkel, sörfün kendisine odaklanma, anı yaşama, korkularıyla yüzleşme ve zihinsel dinginlik gibi pek çok alanda katkı sağlayarak, kişisel gelişiminde önemli bir rol oynadığını net bir şekilde ifade etmiştir.

